Kurumsal bir sitenin iyi olup olmadığı çoğu zaman görünüşü üzerinden tartışılır. Oysa ziyaretçi siteye bir iş için gelir: firmayı anlamak, bir ürünü ya da hizmeti değerlendirmek, iletişime geçmek. Aşağıdaki dokuz ölçüt, bu işin ne kadar kolay bittiğine bakar. Her birinde neyi kontrol ettiğimizi ve ölçüt karşılanmadığında ziyaretçinin ne yaşadığını yazdık.
1. Açık değer önerisi #
Ana sayfanın ilk ekranı üç soruya cevap vermelidir: bu firma ne yapıyor, kimin için yapıyor ve ziyaretçi bundan sonra ne yapabilir. Kontrol etmesi kolaydır: sayfayı firmayı tanımayan birine birkaç saniye gösterin ve ne anladığını sorun.
Değer önerisi belirsiz kaldığında ziyaretçi anlamak için sayfalar arasında dolaşmak zorunda kalır. Genel ifadelerle dolu bir açılış, hangi firmaya ait olduğu fark etmeyen bir metindir ve güven kurmaz.
2. Bilgi mimarisi ve gezinme #
Menü, firmanın organizasyon şemasını değil ziyaretçinin sorularını izlemelidir. Etiketler açık ve tahmin edilebilir olmalı, ziyaretçi sitede nerede olduğunu her sayfada görebilmelidir. Geniş ekranda menüyü hamburger simgesinin arkasına saklamak, seçenekleri görünmez kılar.
Kontrol sorusu: ziyaretçi en sık aranan üç bilgiye kaç adımda ve tereddüt etmeden ulaşıyor? Bilgi mimarisi zayıf olduğunda içerik ne kadar iyi olursa olsun bulunamaz.
3. Mobil kullanım #
Google, siteleri dizinlerken mobil sürümü esas alıyor. Mobil sürümde eksik olan içerik arama tarafında da eksik sayılır. Bu yüzden duyarlı tasarım, masaüstü sayfanın daraltılmış hâli olarak düşünülmemelidir.
Başlık hiyerarşisini, içerik sırasını ve eylem çağrılarını önce telefon ekranında kurmak, sonra geniş ekrana taşımak daha sağlıklı sonuç verir. Kontrol edilecekler: dokunma hedefleri yeterince büyük mü, formlar telefonda doldurulabiliyor mu, tablolar ve uzun metinler küçük ekranda okunuyor mu.
4. Erişilebilirlik #
Erişilebilirlik sona bırakılan bir kontrol değil, tasarım kararlarının başlangıç noktasıdır. WCAG 2.2 ölçütleri; metin kontrastını, klavyeyle gezinmeyi, odak görünürlüğünü, görsellerin metin karşılığını ve form alanlarının etiketlerini tanımlar.
Kontrol sorusu: site yalnız klavyeyle baştan sona kullanılabiliyor mu, bir ekran okuyucu sayfanın yapısını anlamlı bir sırayla okuyor mu? Bu ölçüt karşılanmadığında bir kullanıcı grubu siteyi hiç kullanamaz. Bazı ülke ve sektörlerde bu aynı zamanda yasal bir yükümlülüktür.
5. Performans ve Core Web Vitals #
Google'ın üç temel ölçümü vardır: en büyük içeriğin görünme süresi (LCP), yükleme sırasındaki yerleşim kayması (CLS) ve etkileşime yanıt süresi (INP). Bu değerler yayın günü değil, gerçek kullanıcı verisiyle ve zaman içinde izlenmelidir.
Yavaş açılan bir sayfada ziyaretçi içeriği görmeden ayrılabilir. Performansı düşüren kalemleri ve yayın öncesi kontrol listesini Lighthouse yazısında ayrıntılı anlattık.
6. İçerik yönetimi #
Site yayına girdikten sonra içeriği kim, hangi araçla güncelleyecek? Yönetim paneli içerik ekibinin gerçek işlerine göre kurulmadığında güncellemeler ya yapılmaz ya da her seferinde geliştirici gerektirir.
Kontrol edilecekler: sayfa şablonları içerik ekibinin ihtiyaç duyduğu çeşitliliği karşılıyor mu, yüklenen görseller otomatik işleniyor mu, bir sayfa tasarımı bozmadan eklenebiliyor mu. Tasarım gerçek metinle yapılmadığında bu sorunlar yayından sonra ortaya çıkar.
7. Ölçülü hareket kullanımı #
Hareket, dikkati yönlendirdiğinde ve bir değişikliği açıkladığında işe yarar: açılan bir menü, tamamlanan bir işlem, sayfalar arası geçiş. Dekor olarak eklenen her animasyon ise yükleme süresine ve dikkat dağınıklığına eklenir.
Kontrol sorusu: animasyon kaldırıldığında ziyaretçi bir bilgiyi kaçırıyor mu? Kaçırmıyorsa gereksizdir. İşletim sisteminde hareketi azaltma tercihini açmış kullanıcılar için animasyonların kapatılması da bu ölçütün parçasıdır.
8. Arama bulunabilirliği #
Bulunabilirlik yayından sonra eklenen bir katman değildir. Her sayfanın anlamlı bir başlığı, açıklaması ve tek bir ana başlığı olmalı, adres yapısı tutarlı kalmalı, taşınan sayfalar yönlendirilmelidir. Yapılandırılmış veri ve site haritası arama motorlarının içeriği doğru anlamasını kolaylaştırır.
Yeniden tasarımlarda en pahalı hata, eski adreslerin yönlendirilmeden bırakılmasıdır. Kazanılmış arama görünürlüğü tek bir yayın gününde kaybedilebilir.
9. Bakım ve sürdürülebilirlik #
Bir site teslim edildiği gün en iyi hâlindedir. Sonrası düzene bağlıdır. Alan adı, barındırma ve kaynak kod kimin elinde, güncellemeler ve yedekler kimin sorumluluğunda, sonradan eklenen script'leri kim denetliyor?
Bu sorular yanıtsız kaldığında site zamanla yavaşlar, bağlantılar kırılır ve içerik eskir. Tutarlı bir bileşen yapısı ve yazılı bir bakım düzeni, sitenin yeniden tasarım gerektirmeden gelişmesini sağlar.
Ölçütler birlikte nasıl kullanılır #
Bu dokuz ölçüt bir puan tablosu değil, bir öncelik listesidir. Yeni bir sitede sıra genellikle yukarıdaki gibidir: önce ne söylendiği ve nasıl bulunduğu, sonra nasıl çalıştığı, en son nasıl sürdürüldüğü. Mevcut bir sitede ise en zayıf halkadan başlamak daha doğrudur.

İçerik, tasarım ve geliştirme birbirinden kopuk ilerlediğinde güçlü görünen ama zor kullanılan ya da yönetilemeyen bir site ortaya çıkar. Bu ölçütleri Web Tasarım ve Geliştirme çalışmalarımızda yayından önce birlikte ele alıyoruz. Mevcut bir sitenin nerede zorlandığını görmek için ise Dijital Deneyim Denetimi daha uygun bir başlangıçtır.
Kaynaklar #
- Mobile-first Indexing Best Practices, Google Search Central; mobil sürümün dizinlemede esas alınması
- Menu-Design Checklist: 17 UX Guidelines, Nielsen Norman Group; gezinme ve menü tasarımı için kontrol listesi
- Web Content Accessibility Guidelines (WCAG) 2.2, W3C; erişilebilirlik başarı ölçütleri
- Web Vitals, web.dev; LCP, CLS ve INP tanımları
- prefers-reduced-motion, MDN Web Docs; azaltılmış hareket tercihi



